Göz Hastalıkları

Göze et yürümesi (piterjium) göz saydam tabakası (kornea) üzerine kama şeklinde doku yürümesidir.Piterjiumun nedeni bilinmemektedir fakat güneşe çok maruz kalmanın piterjiumun oluşmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Piterjium, kendi haline bırakıldığında, görme düzlemini kapatabileceğinden, tedavi edilmelidir.

Tedavi
Piterjium cerrahi yöntemle alınır. Asya Göz Merkezi'nde piterjium tedavisinde otolog limbal kök hücre ekimi yöntemi uygulanır. Bu yöntem Dünya'da kabul edilen en etkili piterjium tedavi yöntemidir. Nüks oranı en düşük tedavi yöntemidir.
Retina, göz küresinin arka duvarını bir duvar kağıdı gibi kaplayan ve görme hücrelerinden oluşan ağ tabakasıdır. Retinada oluşan hastalıklar doğrudan görme duyumuzu tehdit eder.

Retina Hastalıkları • Şeker ve hipertansiyon hastalığına bağlı kanamalar
• Retina damar tıkanmaları
• Retina dekolmanları / yırtıkları
• Sarı nokta hastalığı
• Doğumsal retina hastalıkları
• Retina altında sıvı birikmesi, retina ödemi
• Göz içine giren yabancı cisimler
• Makula delikleri
• Vitreoretinal yüzey bozuklukları
• Retina tümörleri

Retina Hastalığının Belirtileri • Ani veya yavaş görme kaybı
• Kırık-eğri görme
• Işık çakmaları
• Göz önünde uçuşan koyu cisimler (uçuşan sinekler)
• Görüşün perdelenmesi
• Gelip geçici ve kısa süreli görme kaybı
• Görüş alanında karanlık bölgeler oluşması
Şeker ve Hipertansiyonun Retinaya Olumsuz Etkileri
Şeker ve hipertansiyon hastalıkları vücudun tüm sistemlerini olumsuz etkiler ve ilk olarak en büyük olumsuz etkiyi gözde meydana getirir. Bu hastalıklar sonucu retinada damar genişlemeleri ve geçirgenlik bozuklukları ortaya çıkar.

Neden Retina Hastalıklarının Tedavisi için Asyagöz'ü tercih etmlisiniz?
Asya Göz Hastalıkları Merkezi'nde, uzmanlık alanı RETİNA HASTALIKLARI olan ve binlerce sayıda tıbbi ve cerrahi retina tedavisi deneyimi olan en iyi hekimler görev yapmaktadır.

Asya Göz Hastalıkları Merkezi'nde RETİNA HASTALIKLARI tedavisinde, dünyanın en son teknolojik alt yapısına sahip tetkik cihazları ve son jenerasyon vitrektomi (retina cerrahisi) cihazları kulanılmaktadır .

Asya Göz Hastalıkları Merkezi'nde RETİNA ameliyatlarınız, RETİNA CERRAHİSİ (VİTREKTOMİ) 'ne özel hazırlanmış ameliyat setleriyle, göze özel ameliyathanelerde gerçekleştirilmektedir. Göze özel ameliyathanelerimizde, Dünya'da ameliyathane hijyeninin ulaştığı son nokta olan hepafiltre sistemi kullanılmaktadır.

Asya Göz Hastalıkları Merkezi'nde RETİNA ameliyatlarınızda kullanılan tıbbi malzemeler; ameliyat önlüklerinden, enjektörlere ve ameliyatınız sırasında kullanılan özel ilaçlara kadar tüm tıbbi malzemeler sadece size özel ve tek seferliktir. Hiçbir koşulda bir daha kullanılmamaktadır. Bu ulaşılabilecek en üstün hijyen şartlarını sağlamaktadır.
Blefarospazm göz kapağı kaslarınını istemsiz kasılmasıdır. Gözde istemsiz kasılmalar kapanmalar ve kısma meydana gelir. İstemsiz ağız ve boyun hareketleri eşlik edebilir. Önceleri yorgunluk ve yoğun ışıkta ortya çıkan kasılmalar giderek süreklilik kazanır.

Tedavi
Hafif olgularda damla ve merhemler, ileri olgularda Botox tedavisi uygulamakatayız.
Bebeklerde göz sulanması, en sık, gözyaşı boşaltım yolu tıkanıklığı nedeniyle oluşur. Gözyaşı boşaltım yolu tıkanıklığı, tüm yeni doğan bebeklerin %5‘inde izlenir ve gözyaşı boşaltım yolunun tam ve/veya doğru gelişememesi sonucu oluşur. Tıkanıklık çoğunlukla gözyaşı yolunun buruna açıldığı noktada olmaktadır. Daha nadir olarak göz yaşı boşaltım yolunun daha üst kısımlarında da tıkanıklık olabilir.

Bebeklerde göz sulanmasının daha nadir sebepleri; göz dış yüzeyinin iltihabi veya mikrobik hastalıkları, göz kapağı konum bozuklukları ve doğuştan glokomdur.

Tetkik
Gözyaşı boşaltım yolu tıkanıklığı tanısı, göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılan klinik muayene sonucu konur. Teşhis için, çoğunlukla, ileri tetkik gerekmez. Erken teşhis ve tedavi ile; göz çevresindeki iltihab ortadan kaldırılmakta ve genel anestezi (narkoz) altında girişim gereği en aza indirilmektedir.

Tedavi...
Tedavinin seçiminde ve başarısında en önemli belirleyici hastanın yaşıdır. Göz hekimince önerilecek olan antibiyotikli göz damlası ve masaj tedavileri ile 1-12 aylık bebeklerde %90’a yakın başarı elde edilir. Dört haftalık tedaviye rağmen sonuç alınamayan olgularda genel anestezi altında sonda-lavaj adı verilen yöntemle ameliyatsız girişim gerçekleştirilir. Bu yöntemle gözyaşı boşaltım yolunun açılması halinde hasta, 4 hafta antibiyotikli ve kortizonlu göz damlalarıyla tedavi edilerek izlenir. Sondanın buruna ulaşamaması yada nüks durumunda göz yaşı boşaltım yoluna silikon tüp yerleştirilmesi yada gözyaşı boşaltım yolunun ameliyat ile yeniden oluşturulması gündeme gelir.

Bir ve üç yaş arası bebeklerde, başarı şansı giderek düşse de sonda-lavaj girişimi uygulanmalıdır. Sonda-lavaj işleminin başarısız olması halinde veya 3 yaştan daha büyük çocuklarda silikon tüp uygulaması veya ameliyat kaçınılmaz olmaktadır.
Ptozis göz kapağı düşmesini ifade eden tıbbi deyimdir. İleri evrelerde görme düzlemini kapatarak görmeye engel olur. Çocuklarda da erişkinlerde de görülebilir. Çocuklarda görülen türüne çoğunlukla miyojenik pitozis denir. Bu durum göz kapağını kaldıran kasın gelişmemesinden kaynaklanır.

Erişkinlerde daha sıklıkla apenevrotik tip görülür. Bu durumda sorun göz kapağını kaldıran kasın, yerinden zamanla ayrılmasıdır. Ptozisin nedene bağlı farklı tipleri de vardır.

Tedavi
Ptozis ameliyatları uygulanır.
Şeker Hastalığı Nasıl Gözü Etkiler?
Şeker hastalığı, retinanın ince damarlarını etkiler. Damarlarda hasarın meydana gelmesi sonucunda sıvı sızıntısı meydana gelir. Damar dışına sızan bu sıvı görme merkezinde ödeme neden olur. Göz içine kanama meydana gelmesi sonucunda görme kaybı meydana gelebilir.

Retinada bantlar meydana gelir, bu da retinayı çekerek dekolmana, yırtıklara neden olabilir. Görme merkezinde beslenme bozukluğuna bağlı olarak görme kaybı gelişebilir.

Belirtiler
• Hiçbir yakınma olmadan diabetik retinopati ilerleyebilir.
• Görme azalması ışıktan rahatsız olma ile kendini belli edebilir.

Tedavi
• Göz içi iğne tedavisi
• Argon lazer tedavisi
• Vitrektomi ameliyatı
Katarakt doğal olarak saydam olması gereken göz merceğinin saydamlığını yitirmesidir. Genelde yaşlı insanlarda görülse de bebek ve çocuklarda da görülebilmektedir.
Doğumda bulunan kataraktlara Doğmalık Katarakt (konjenital katarakt) adı verilir. Kalıtımsal etmenler, enfeksiyonlar veya erken doğum nedeniyle gelişebilir.

Belirtiler
Göz bebeğinin ortası beyaz görülebilir, gözde kayma ortaya çıkabilir.

Tedavi
Katarakt azsa takip edilebilir. Katarakt görmeyi engelliyorsa ameliyat edilir.
Kırk yaştan sonra herhangibir göz bozukluğu olmayanlarda dahi yakın görüş bozulur. Yaşlanmanın doğal sonucudur. Yaşla beraber göz merceğinin esnekliğini yitirmesinden kaynaklanır.

Tedavi
Gözlük ve lens tedavileri. Bazı hastalar Lazer tedavisinden faydalanabilir.
Erken doğum nedeniyle, gözün, ana rahminin koruyucu ortamından erken çıkması nedeniyle gelişir. Özellikle retina damarsal yapılarında olağan dışı gelişim izlenir. İyileşebileceği gibi, katarakt, glokom, şaşılık ve dekolman gelişimi izlenebilir.

Tedavi
Lazer fotokoagülasyon, krioterapi, retina dekolmanı ameliyatı ve vitrektomi
Retina dokusu, gözün ışığa duyarlı, ışık dalgalarını beyne ileten ince ve hassas göz arkası tabakasıdır. Bu dokudaki ince hasarlar bile önemli görme kaybı nedeni olmaktadır.

Retina dekolmanı retina dokusunun yırtılması ve yerinden defter yaprağı gibi kalkması durumudur. Retina dokusunun yapısından kaynaklanabildiği gibi gözün sarbe alması, iltahabi göz hastalıkları, diabetic retina hastalıkları dekolman ilşe sonuçlanabilir. Ailesel özellik gösterir.

Belirtiler
Işik çakmaları, siyah noktalar, göze gri perde inmesi ve görme kaybıdır. Tedavi
Retinada küçük yırtık veya incelme varsa lazer fotokoagülasyon, İleri vakalarda retina dekolmanı cerrahisi ve vitrektomi ameliyatı uygulanır.
Tavuk karası –Retinitis pigmentoza görmenin özellikle karanlık ortamlarda azaldığı bir grup hastalığı ifade eder. Çoğunlukla kalıtımsaldır.

Belirtiler Gece körlüğü ve özellikle çevresel görmenin daha fazla bozulmasıdır.

Tedavi Retinitis pigmentozayı iyileştiren ya da durduran etkin bir tedavisi yoktur. Güneş gözlüğü kullanımı ve bazı antioksidanlar C, E vitaminleri, lutein, beta karoten kullanımı tedavide yer almaktadır.
Varisella zoster denen virus nedeniyle göz çevresi ve alın bölgesinin kızarma pullanmalarla beraber şişmesi ile kendini belli eden bir hastalıktır. Bağışıklık teşkilatımızın direncinin azaldığı grip, üzüntü, endişe gibi durumlarda daha sık görülür.

Tedavi Antiviral ilaçlar ile tedavi gereklidir.
Her iki gözün aynı yöne bakamaması ve yöndeş hareket edememesi durumudur. Bir göz düz bakarken diğer göz içe, dışa, yukarıya veya aşağıya doğru kayabilir. Bu durum şaşılık olarak adlandırılır. Şaşılık toplumda göz kayması olarak da adlandırılır.

Belirtiler Bir gözde kayma şaşılığın en önemli belirtisidir. Şaşılığı olan çocuk her iki gözünü birlikte kullanmak için başını bir tarafa eğebilir, ışığa karşı hassasiyet, okuma sırasında tek gözünü kapatma, çift görme, başağrısı ve yorgunluk gibi rahatsızlıklar olabilir.

Tedavi Öncelikle gözlük ve kapama tedavileri, gereğinde cerrahi tedaviler ve botox tedavileri uygulanır.
Göz yaşı gözün sağlıklı kalması ve iyi görmesi için çok önemli bir gerekliliktir. Gözde sulanma göz yüzeyi hastalıkları (konjnoktivit, blefarit …), göz yaşı boşaltım yollarının daralmaları ve gevşek göz kapakları nedeniyle olabilir. Göz sulanması şaşırtıcı biçimde göz kuruluğununda belirtisidir.

Tedavi Altta yatan hastalığa göre damla tedavileri ya da cerrahi tedaviler uygulanır
Göz üç tabakadan oluşur. En dış tabaka skleradır ve gözümüzün beyaz kısmını oluşturur. En iç tabakada ise görme hücrelerinin bulunduğu retina tabakası vardır. Uvea bu iki tabaka arasında bulunur. Uvea damarlardan ve gözün savunma sistemlerinden yoğun bir tabakadır. Uvea’nın yangısına (iltihaplanmasına) uveit denir.

Üveit gelişen hastaların bir kısmında komşu dokularda da yangısal olaylar gelişebilir. Retina tabakası tutulduysa retinit, sklera tabakası tutulduysa sklerit, göz boşluğunu dolduran jel kıvamındaki sıvı tabaka tutulduysa vitrit ve göz siniri tutulduysa nörit adlarını alır.

Belirtiler
• Gözde kızarma,
• ağrı,
• ışık hassasiyeti,
• sulanma,
• bulanık görme ile kendini belli eder.

Nadiren hiçbir yakınma yapmadan tesedüfen tespit edilir.

Tedavi İltahap göze kalıcı zarar vermeden kortizon ve diğer bağışıklık teşkilatını değiştirici tedavilere ihtiyaç vardır.
Göz çevresi kırışıklıkları yaşla birlikte göz çevresi cildinin gerginliğiğnin azalması ya da kötü bakış alışkanlıkları(kaş-göz çatma gibi) nedeniyle daha erken yaşlarda görülür.

Belirtiler
• Göz çevresi,
• alın bölgesi,
• ağız çevresinde çizgilenmeler oluşur.

Tedavi
Botox tedavisi uygulanır.
Optik Nörit görme sinirinin iltahabıdır. Görmenin birkaç günde ağrısız olarak kaybı ile farkedilir. Bazı durumlarda görme azalmadan da optic nörit olabilir.

Optik nörit hastalarında MS (multipıl sklerozis hastalığına sık rastlanır.
Belirtiler
• Bulanık görme,
• gri veya ışıksız görme,
• nadiren ağrı,
• nadir olmayarak hiçbir yakınma olmadan…

Tedavi
Çoğunlukla kortizon tedavisine gerek duyulur.
Nistagmus gözün istemsiz ve ritmik titremeleridir. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Pek çok farklı göz hastalığına eşlik edebileceği gibi nörolojik hastalıklar, alkol ve ilaç kullanımı nistagmusa neden olabilir.

Belirtiler
• Gözde titreme,
• baş titremesi,
• bulanık görme …

Tedavi
Prizmatik camlar, kontak lens , gözlük ve cerrahi tedaviler uygulanır.
Miyop hastalar çoğunlukla uzağı görememekten yakınırlar. Genelde gözün büyük olmasından kaynaklanır. Miyopideki görüş bozukluğu cisimden çıkan ışığın retinanın önüne düşmesi tam üzerine düşmemesinden kaynaklanır. Genellikle kalıtımsaldır fakat yakından yoğun çalışma ilerlemeye yardımcı olur.

Belirtiler Uzaktaki cisimleri bulanık görme

Tedavi Gözlük , lens, Lazer
Koroid melanoma erişkin gözünde görülen en sık tümördür. Gözün damarlı dokusu (koroid) köken alır. Tedavi edilmediğinde göz dışı vücut organlarına yayılım gösterir.

Belirtiler
İlerleyen evrelere kadar bulgu vermediğinden yakınması olmayan hastalarda da tam göz muayenesi çok önemlidir. Işık çakmaları, çarpık görme yapabilir.

Tedavi
Radyoterapi, plak tedavisi ve cerrahi müdahaleler uygulanır.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu nedir? Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, 60 yas üzerindekilerde görme kaybının en sık sebeplerinden birisidir. Bu hastalık gözün arka kısmında yer alan sinir tabakasının GÖRME MERKEZİNİ tutan bir hastalıktır. Görme merkezini de içeren bu bölgede meydana gelen hasar, hayati olumsuz yönde etkiler. Retina, gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakasına verilen isimdir.

Bu sinir tabakası çok incedir ve görüntünün sağlıklı bir şekilde algılanmasını sağlar. Retina hastalıklarında görmenin etkilenme derecesi hasarın yani hastalığın meydana geldiği yere göre farklılık gösterir. Mesela, retinanın kenarlarında yani görme merkezinden uzakta meydana gelen geniş bir hasar, görmeyi hiç etkilemeyebilirken, tam görme merkezini tutan en ufak bir hastalık ise belirgin bir görme kaybı ile sonuçlanabilir.

Hastalığın Belirtileri Hastalık başlangıçta ciddi belirtiler vermeyebilir. Bu sebeple periyodik muayeneler hastalığın teşhisinde çok önemlidir. Hastalığın belirtileri şöyledir.
• Görme kaybı
• Cisimleri olduğundan büyük ya da küçük görme
• Cisimleri, çizgileri eğri veya kırık görme
• Göz önünde karartılar
• Görme kalitesinde bozulma
• Renk görmede bozukluklar

Hastalığın Tipleri Hastalığın kuru ve ıslak tip olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Kuru tip %90 oranında görülür, ıslak tipin görülme sıklığı ise %10’dur. Fakat görme kaybına yol açması yüzünden ıslak tipte erken teşhis daha büyük önem taşır. Kuru tipine oranla daha hızlı ilerleyen hastalık, ani görme kaybı ile birlikte renkli görmenin ve kontrast hassasiyetinin bozulmasına, zamanla retina ve makulada oluşan yeni damarlarda kanama yapması sonucu körlüğe sebep olur.
Kuru Tip Retina tabakaları altına drusen (yağlı materyal) birikmesiyle oluşur. Daha yavaş ilerler ve uzun sürede görme azalmasına yol açar.
Yaş Tip Hasta bölgede oluşan bozuk kılcal damarların retinaya doğru ilerlemesiyle oluşur. Bu tip, ani görme kaybına yol açabilir. Kuru tipe oranla sıklığı daha azdır fakat ciddi görme kaybı gelişen hasta grubunun %80’nini oluşturur. Özellikle hastanın bir gözünde zar (koroid neovasküler membran-KNVM) oluşumu varsa, diğer göz de risk altındadır. (bir yıl içinde %22 oranında diğer gözde hastalık başlar ).

Her iki tip birbirinden göz anjiosu (FFA) - göz tomografisi (OCT) tahlilileri ve muayene ile ayırt edilir. FFA işleminde kol damarlarından verilen özel bir boya (fluorescein) dolaşım sistemine katıldıktan sonra, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır. OCT yötemi ise göz sinir tabakası retinanın çok ince tomografik görüntülerinini alınmasıdır.

Gerekli Tahliller FFA-OCT
FFA ve OCT tahlilileri; teşhisin doğrulanmasında , hastalığın tiplerin ayırt edilmesinde, tedavinin belirlenmesinde ve takipte mutlaka gereklidir.

FFA işleminde kol damarlarından verilen özel bir boya (fluorescein) dolaşım sistemine katıldıktan sonra, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır. OCT yöntemi ise göz sinir tabakası retinanın çok ince tomografik görüntülerinin alınmasıdır.

Göz İçi Enjeksiyon Tedavisi Yaşa Bağlı ıslak tip maküla dejeneresansı (sarı nokta hastalığının) tedavisinde, göz içi enjeksiyon günümüzde uygun hastalarda en etkili yöntemdir.
Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu retina tabakasını etkileyen hastalıklardır. İleri yaşlarda görme azlığının en sık sebebini oluştururlar. Bu hastalıklarda görme kaybının ortak sebebi, görme merkezini içeren retina tabakasında yeni damar oluşumunun gelişmesidir. Bu hastalıklara bağlı olarak yeni oluşan damarlar, mevcut orjinal damar yapısı kadar güçlü olmadığı için görevlerini ideal olarak yapamazlar. Bunun sonucunda da damarlardan dışarıya doğru sıvı sızması ve kanamalar meydana gelir. Mevcut sıvının damar dışına çıkması yani retinada toplanması sonucunda da retina ödemi gelişerek görme azlığına neden olur. Gelişen görme azlığı tedavisi kalıcı olabilir, geç kalınırsa tedavi edilmesi güçleşir.

Retinada yeni damar oluşumu körlük sebebi olabilir. Bu durumun engellenmesi için bazı tedavi yöntemleri vardır. Tedavilerdeki amaç en etkili ve riski en az yöntemin ilk olarak tercih edilmesidir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar retina hastalıklarında Enjeksiyon Tedavisinin etkinliği gösterildi. Enjeksiyon tedavisi yeni damar oluşumunu engelleyen bir ilacın göz içi sıvısına enjekte edilmesi ile uygulanan bir yöntemdir. Yapılan çalışmalar bu ilacın retinaya toksit etkisi olmadığını göstermiştir. Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı) olanlarda faydalı bir yöntem olması geniş bir hasta kitlesinin bu tedaviden fayda görmesini sağlamıştır.

Göz İçi Enjeksiyon Nasıl Uygulanır?
Göz içine iğne tedavisinde bir çeşit protein(anti-VEGF antikoru) kullanılır. Bazı olgularda (şeker hastalığı vb) anti-VEGF ilacına bir miktar Triamsinolon da eklemek gerekebilir.
75-85 yaş arası her üç kişiden birinde görülen sarı nokta hastalığının ıslak tipinin tedavisinde göz içine iğneli enjekte yöntemi ile uygulanan, anti-VEGF ilaçları Amerikan Gıda İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan ve hastalığın ıslak tipinde uygulanmaya başlanan başarılı bir yöntemdir. Tedavi süresince kullanılan anti-VEGF ilacı, göz arkasındaki göz hücreleri tarafından hastalık durumunda salgılanan ve yeni damar oluşturan proteini engelleyerek görme kaybını önler. 4-6 hafta aralıklarla göz içine enjekte edilen ilaç, sarı noktadaki damar gelişimini durdurmakta ve hastanın şikâyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.

Enjeksiyon Yöntemi Kaç Defa Uygulanır ?
Enjeksiyon en az 3 kez uygulanır ancak daha fazla uygulanan hastalar da vardır. Enjeksiyon aralıkları hastanın tedaviye verdiği cevaba göre 4-6 hafta arasında değişmektedir.

Hastalık tedavi edilmezse ne olur?
Tedavi edilmez ise görme % 95 oranında azalır ve sonucu körlüktür. Tamamen körlük yapmasa da görme yasal olarak körlük sayılabilir bir seviyeye iner ve hastalar baktığı noktayı göremez hale gelirler. Örneğin kişi karşısında duran bir şahsın yüzünü göremez ama kolunu ya da bacağını görebilir.

Bu tür hastalar tek başına sokağa pek çıkamazlar, evde kendi işlerini görebilirler ancak çoğu işlerinde başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar. Göremedikleri için okuyamaz, yazamaz, televizyon izleyemez ya da araba kullanamaz hale gelirler.
Keratokonus, göz saydam tabakasının (kornea) incelmesi ve doğal eğriliğinin artması nedeniyle ortaya çıkan, ilerleyici özellikte bir hastalıktır.
Belirtiler
• Gözlük numaralarının sık değişmesi,
• Miyopi, astigmat,
• Uzak yakın görme bozukluğu,
• Gözlüğe rağmen bulanık görme,
• Işık hassasiyeti ve kamaşma
Tedavi…
Keratokonus hastalığının tedavisi hastalığın ilerleyişini durdurma ve hastanın görmesini arttırma olarak ikiye ayrılır. Hastalığın ilerleyişini durduran tek tedavi seçeneği CCL tedavisidir. Görüşü arttıran tedaviler gözlük, sert gaz geçirgen kontak lensler erken dönemde keratokonus tedavisinde etkilidir.
Gözlük veya lens kullanmak istemeyen hastalarımızda, saydam tabaka içi halka uygulaması (intracorneal ring-intacs) önemli bir tedavi seçeneğidir.
Geç dönemde, zamanında CCL tedavisi olamamış keratokonus hastalarımızda, saydam tabaka nakli (göz nakli-keratoplasti-kornea transplantasyonu) son çare olarak uygulanabilmektedir.

Keratokonus hastalığının ilerleyişi durdurulabilir mi? Son dönemde, uygulanan saydam tabaka kollojen çapraz bağlama CCL (cross linking) adı verilen yöntemle keratokonus hastalığının ilerlemesi durdurulabilmekte, göz nakli gereksinimi ortadan kaldırılabilmekte ve hastaların gözlük ve/veya lens numaralarında düşme sağlanabilmektedir. Asya Göz Hastanesi CCl tedavisi uygulayan sayılı merkezlerden biridir.
Saydam tabaka kollojen çapraz bağlama CCL (cross linking) yöntemi… Bu yöntemde, göze bir çeşit B vitamini (riboflavin) uygulanmakta ardından göz mor ötesi-A ışığa (UV-A) maruz bırakılmaktadır. Bu sayede saydam tabakada yer alan kollojen adı verilen çatı dokusundaki bağların sayısı artmakta, neticede saydam tabaka kuvvetlenmekte incelmesi ve öne doğru ilerlemekte olan dışbükeyliği azalmaktadır. Tüm bunlar keratokonus hastalığının durdurulması hatta geriletilmesi sonucunu doğurmaktadır.
İskemik Optik Nöropati görme siniri kan dolaşımındaki bozulma sonucu görmenin çoğunlukla ağrısız olarak kaybolmasıdır. Nedeni tam bilinmese de daha çok hipertansiyon ve Diabet (şeker ) hastalarında görülür, sigara kullanımı görülme sıklığını arttırır. Hastalar, genellikle bir sabah uyandıklarında bir gözlerinini görmediğini fark ederler. Çoğunlukla görme alanının alt tarafı tutulmuştur.

Belirtiler Bir gözde ani ağrısız tam veya kısmi görme kaybı.
Tedavi Etkinliği tam kanıtlanmış bir tedavi olamsa da kortizon tedavisinden fayda gören hastalarımız mevcuttur.
Graves hastalığı (tiroid – guatr göz hastalığı) göz çukuru yani gözü çevreleyen kemik kafes içerisindeki dokuları etkiler. Göz çukurundaki dokulara arasına sıvı ve beyaz hücreler dolar ve dokuların hacmi sünger gibi şişer sonuçta göz öne itilir. Bu şişme gözüde sıkıştıracağından çift görme ve glokom oluşabilir. Gözün öne çok çıkması göz kuruluğuna sebep olur. Nedeni bilinmemektedir.

Belirtiler
• Gözde ağrı batma,
• Çift görme,
• Gözlerin öne fırlaması

Tedavi
Ağızdan ya da damardan kortizon tedavisi, radyoterapi v e cerrahi tedavi seçenekleri uygulanır.
Çift görme tek bir adet nesneyi 2 adet görmektir. Görüntüler altta yatan hastalığa göre yan yana, üst üste veya çapraz konumlanabilir.

Tedavi Prizmatik camlarla ve/veya altta yatan hastalığa göre cerrahi müdahale ile tedavi edilir.
Bilgisayar Göz Rahatsızlıkları bilgisayar kullanımına bağlı ortaya çıkan rahatsızlıkların genel adıdır. Uzun sure bilgisayar kullanmak, sık göz hareketleri ve sürekli odaklanma çabası gerektiren yorucu bir etkinliktir. Yakınmalar, kişinin bilgisayarı görmek için göstermesi gereken çabanın kişinin görsel becerisini aşması sonucu oluşur.

Belirtiler
• Göz ağrısı,
• Baş ağrısı,
• Bulanık veya çift görme,
• Kuru ve huzursuz gözler,
• Boyun ağrıları,
• Boyun tutulması…

Tedavi Bilgisayar kullanımına yardımcı gözlükler, prizmatik ve/veya filtreli camlar, ergonomiye yönelik değişklikler…
Katarakt göz bebeğinin arkasındaki doğal merceğin (Lens) görmeyi düşürecek derecede şeffaflığını kaybederek bulanıklaşmasıdır.

Kataraktın sebepleri...
• Kataraktın en önemli nedeni yaşlanmadır. Sıklıkla, 60 yaştan sonra görülse de yeni doğan bebeklerden orta yaşlı insanlara kadar her yaşta katarakta rastlanabilir.

• Katarakt daha nadiren; göze darbe alınması, şeker hastalığı, iltahabi göz hastalıkları veya çeşitli ilaçların kullanımına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Tedavi Fako yöntemi uygulamaktayız.
Göz kapaklarında torbalanma genelde yaşlanma sürecinin sonucu oluşur. İnsanlar yaşlandıkça, göz kapağı çevresindeki cilt ve kaslar zayıflar ve sarkar. Bu görünüm kişilerin olduğundan yaşlı ve yorgun görünmelerine neden olur.

Tedavi Blefaroplasti ameliyatı.
Göz tembelliği çok sık görülen, merak edilen, çoğunluklada eksik veya yanlış bilinen bir hastalıktır. Göz tembelliği gözün sinir tabakasını ve sinir yollarını tutan belirgin bir hastalığın olmamasına rağmen kişinin görmesinin herhangi bir şekilde artırılamaması olarak tanımlanabilir.

Oluşum mekanizması, kullanılmayan sinirin atıl duruma geçmesi şeklindedir. Yani gözün öndeki kırıcı ortamlarından görüntü bir şekilde sinir tabakasına ulaşmaz ya da bulanık olarak oluşacak olursa kişide göz tembelliği oluşur. Göz tembelliğine sebep olan durumların bir an önce ortadan kaldırılması ve görme sinirinin uyarılmaya başlanması gerekir.

Göz tembelliğinin sık görülen nedenleri şunlardır:
1. Şaşılık: İki göz ayrı ayrı yönlere bakıyorsa beyne iki ayrı görüntü gider ve çift görme meydana gelir. Çocuklarda bir şekilde bu durum engellenir. Beyin, gözlerden birinden gelen görüntüyü baskılar ve tek gözle görme sağlanır. Bu arada görüntüsü baskılanan gözde tembellik gelişmeye başlar.

2. Kırma kusurları: İki göz arasında kırılma kusuru farkı fazlaysa, ya da iki gözde de yüksek astigmatizma, hipermetropi gibi kırma kusurları varsa göz tembelliği gelişebilir.

3. Diğer göz hastalıkları: Bu grupta görme düzlemini kapatan hastalıklar sayılabilir. Bunlar, saydam tabaka, göz bebeği ve mercek gibi gözün kırıcı ortamlarının kesiflik veya olağan dışı konumlanmış olmaları ile ilgili hastalıklardır. En sık görülen tipi de kataraktlardır. Ayrıca göz kapağı hastalıkları da görme eksenini kapayarak göz tembelliği oluşturabilir.

Göz tembelliği sıklıkla bir gözde daha ağır olmakta bu yüzden hastalar tarafından fark edilememekte veya fark edildiğinde tedavi için çok geç kalınmış olmaktadır. Çocuklara şikayetleri olmasa da, 6 aylıktan itibaren 6 ayda 1 defa çocuklarda göz muayenesi önerilmesinin en önemli nedeni budur. Göz tembelliği erken teşhis edildiğinde çoğunlukla tedavisi son derece kolay bir göz hastalığıdır. Bu hastalığın tedavisi 10 yaş içerisinde yapılır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o denli başarılı olacaktır.

Tedavi
Göz tembelliği tedavisi zamana karşı yarıştır. Yaş büyüdükçe tedavi etkinliği azalır. Göz tembelliği tanısı zamanında konulduğu takdirde sağlam göz kapatılarak, beyne bulanık gören gözün de gördüğü işareti verilir. Kademeli olarak gözdeki görme yeteneğinin düzeltilmesi hedeflenir.Göz tembelliği tedavisinde kullanılan 2 yöntem vardır. Kapama tedavisi ve CAM (KEM-Cambridge Ambliopic Vision Stimulator) yöntemleri uygulanır.

Tedavinin ana ilkesi -göz tembelliği tanısı zamanında konulduğu takdirde - sağlam göz kapatılarak, beyne bulanık gören gözün de gördüğü işareti verilir. Kademeli olarak gözdeki görme yeteneğinin düzeltilmesi hedeflenir.

Kapama tedavisi evde uygulanır. Göz hekiminizin önerdiği süre boyunca sağlam göz kapatılarak beyne tembel gözünde gördüğü uyarısı verilir . Kapama esnasında; çocuk resim yapma, boyama yapma, okuma, tv seyretme gibi göz yorucu faaliyetler yapmalıdır. Kapama sırasında sokakta gezme, idman faaliyeti yapma faydasızdır.

CAM hastanede uygulanır. Özel bir cihaz yardımıyla hastanede yaklaşık 10 seanslık programlar şeklinde uygulanan bir yöntemdir. Cerrahi girişimi ya da ilaç kullanımını gerektirmez, her seans yaklaşık 30 dakika kadar sürer ve etkinliği kanıtlanmıştır. Klasik kapama tedavisinin ya da gözlüğün yerini almaz, kapama ve gözlük tedavisi ile beraber uygulanan pekiştirici yöntemdir.
Göz tembelliği çok sık görülen, merak edilen, çoğunluklada eksik veya yanlış bilinen bir hastalıktır. Göz tembelliği gözün sinir tabakasını ve sinir yollarını tutan belirgin bir hastalığın olmamasına rağmen kişinin görmesinin herhangi bir şekilde artırılamaması olarak tanımlanabilir. Oluşum mekanizması, kullanılmayan sinirin atıl duruma geçmesi şeklindedir. Yani gözün öndeki kırıcı ortamlarından görüntü bir şekilde sinir tabakasına ulaşmaz ya da bulanık olarak oluşacak olursa kişide göz tembelliği oluşur. Göz tembelliğine sebep olan durumların bir an önce ortadan kaldırılması ve görme sinirinin uyarılmaya başlanması gerekir.
Miastenia gravis değişen derecede kas güçsüzlüğünün görüldüğü süreğen bir hastalıktır. Kaslara giden sinir iletisinin bozulması sonucu oluşur. Göz çevresi ve göz kapağı kasları sıklıkla tutulur.

Belirtiler Günün ilerleyen saatlerinde giderek artan sabah saatlerinde ise miktarı azalan göz kapağı düşüklüğü ve/veya çift görme
Tedavi Tıbbi tedavi, plazmaferez ve cerrahi müdahaleler uygulanır.
Migren beyin damarlarındaki gerginlikle izah edilebilecek bir baş ağrısı türüdür. Genelde ailede birden fazla bireyde görülür. Yorgunluk, stress, fazla ışık, kahve benzeri uyarıcılar neden olabilir. Migren göz yorucu çalışmalarla da tetiklendiğinden göz hastalığı zannedilir.

Belirtiler
• Ciddi baş ağrısı,
• Başta zonklama,
• Baş ağrısı sonrası uyku,
• Bazen bulantı,
• Çizgilenmeler hayal görüntüler görme

Tedavi
Göz muayenesi durumun aydınlatılmasına yardımcı olur. Bazı ilaçlar, gevşeme yöntemleri, yaşam tarzı ve beslenmedeğişklikleriş tedaviye çok yardımcı olur.
Maküla deliği hastaları kendiliğinden tam ya da kısmi görme kaybı hissederler. Maküla deliği çoğunlukla yaşa bağlı gelişir, göz yaralanmaları ve göz iltahapları diğer nedenlerdir. Yaşlanma ile birlikte göz içindeki jel doku (vitreus) hacmi sıcak suda yıkanan yün kazak gibi küçülür ve vitreus maküla-sarı noktayı çeker neticede delik oluşur.

Belirtiler Giderek artan çarpık ve bulanık görme...

Tedavi Vitrektomi ameliyatı çoğu hastamıza gerekli olmaktadır.
Göz yorgunluğu kendi başına bir hastalık olamaktan ziyade bir göz yakınmasıdır, Pek çok farklı göz rahatsızlığından kaynaklanabilir.

Örneğin, Göz kuruluğu, göz bozuklukları (miyop, astigmat, hipermetrop), kirpik dibi iltahabı...
Keratit göz saydam tabakasının iltahabıdır. Keratit saydam tabakanın zedelenmesi, mikroplar, ya da kimyasal maddelerin göze teması sonucu oluşur. Görme ciddi şekilde etkilenebilir.

Belirtiler
• Görmede bulanıklaşma,
• Gözde akıntı,
• Kızarma,
• Ağrı...

Tedavi Çoğunlukla damla ve merhemlerle yapılmaktadır.
Göz ağrısı bir göz hastalığı olamaktan ziyade bir göz yakınmasıdır. Göz bozukluklarından (miyop astigmat hipermetrop) göz iltahaplarına (konjnoktivit üveit) birçok göz hastlığı nedeniyle ortya çıkabilr. Bazı ciddi göz hastalıklarının erken belirtisi olabileceğinden muayene ihmal edilmemelidir.
Hipermetropi çoğunlukla yakını görememe olarak bilinse de özellikle orta yaşlardan (40) sonra orta-uzak (3-5 m) mesafe görüşü de sıklıkla bozabilen bir göz rahatsızlığıdır. Çoğunlukla göz küresinin küçük olması nedeniyle ortaya çıkar.

Belirtiler
• Yakın ve orta uzak mesafede görme bozukluğu,
• Baş ağrısı,
• Okuma ve bilgisayarda çabuk yorulma,
• Göz ağrısı

Tedavi Gözlük , lens ve Lazer ile yapılabilir.
Kırmızı göz tek başına hastalık değildir. Pek çok farklı göz hastalığının neticesinde gelişen bir göz hastalığı belirtisidir.

Örneğin konjnoktivit göz kuruluğu gibi hastalıklar neden olabileceği gibi glokom üveit gibi hemen tedavi edilmediğinde görme kaybı yapabilecek hastalıklar altından çıkabilir. Bu tür sıkıntılarla karşılaşmamak açısından erken muayene ve tedavi çok önemlidir.
Herpes simplex virüsü yol açar. Gözün tüm dokularını (saydam tabaka -kornea, beyaz tabaka-konjonktiva, göz kapakları) tututlabilir. Erken tedaviye iyi yanıt verir. Tedavide geçikme ciddi iltahap ve görme kaybına neden olabilir.

Belirtiler
• Göz ve göz çevresinde ağrı,
• Göz kızarması,
• Görmede bulanıklık,
• Akıntı

Tedavi Antiviral ilaç tedavisi
Göz kuruluğu, göz yaşı salgımızın göz yüzeyini nemlendirmede yetersiz kalmasıdır. Göz yaşı salgımızın azalması ya da gözümüzün ihtiyacına göre yetersiz kalmasından ileri gelir. (Örneğin bilgisayar kullanıcıları)

Belirtiler
1. Gözde yanma,
2. Batma,
3. Kızarma,
4. Sulanma (göz kuruluğunun ilginç bir belirtisi),
5. Bulanık görme,
6. Göz yorgunluğu

Tedavi
• Damla ve merhemler
• Damla gereksinimini azaltmak için punktum tıkacı yöntemi
Konjonktivit gözün en dış beyaz renkli tabakasının (konjonktiva) iltahabıdır. Allerji ve mikroplar en sık etkenlerdir. Bulaşıcı olabildiğindenve tedavi edilmediğinde görme kaybına neden olan türleri olduğundan muayene ve tedavisi ihmal edilmemelidir.

Belirtiler
• Gözden iltahap akması,
• sulanma , çapaklanma,
• şişme ,
• yanma,
• ağrı,
• gözde kızarma,
• batma ,
• bulanık görme ...

Tedavi Göz damla ve merhemleri çoğunlukla yeterli olmaktadır.
Blefarit kirpik diplerimizdeki yağ bezlerinin iltahabıdır. Kirpik diplerindeki yağ bezlerinin yapısının, bakterilerce değişikliğe uğratılması nedeniyle oluşur. Çocukluk ve gençlik çağlarında olabildiği gibi yaşla beraber sıklığı artan bir rahatsızlıktır.

Belirtiler
• Göz kapağı kenarında kepek ve çapak birikimi,
• Gözde yanma, kızarma, sulanma, kaşıntı, şişme

Tedavi Tedavide damla ve merhem tedavileri uygulanır. İdame tedavisinde göz kapağı temizliği çok önemlidir.
Astigmatizma, nesnelerin hem yakın hem de uzak mesafede bulanık görülmeleridir. Doğal olarak küresel yapıda olması gereken göz saydam tabakası (kornea) ve göz merceğinin, belli düzleminde daha dik olmasından kaynaklanır. Astigmatizma miyopi , hipermetropi ve keratokonus hastalığı ile birlikte olabilir.

Neden olabileceği yakınmalar:
1. Bulanık görme,
2. Göz ağrısı
3. Göz yorgunluğu
4. Baş ve boyun ağrısı

Tedavi Gözlük, lens veya Lazer tedavisi ile tedavi edilir.